Sesli Saat

11 Mart 2013, Pazartesi, 4:04 | Ahmet Tezcan | Bu yazıyı 21 kişi okudu | 0 yorum
SESLİ SAAT Biliyorum sanırdım, Bastonun peşinde yol iz demeden , Sağa sola çarpa çarpa ulaşmak için hedefe. Duyduklarına dünya yapmış, Yaşadıkları gerçek.   Yine de sevdalanmışlar hayata, El fehimiyle yaşamaya. Ben oyun zarlarına yek, dü, seş derken; O yol bulmuş kendine, 1,2,3,a,bc..x, y,z.,HARF olur, kitap olur. Parmak uçları göz olur.   Zaman zaman anlamaya çalışırsın, […]

SESLİ SAAT

Biliyorum sanırdım,

Bastonun peşinde yol iz demeden ,

Sağa sola çarpa çarpa ulaşmak için hedefe.

Duyduklarına dünya yapmış,

Yaşadıkları gerçek.

 

Yine de sevdalanmışlar hayata,

El fehimiyle yaşamaya.

Ben oyun zarlarına yek, dü, seş derken;

O yol bulmuş kendine,

1,2,3,a,bc..x, y,z.,HARF olur, kitap olur.

Parmak uçları göz olur.

 

Zaman zaman anlamaya çalışırsın,

Yüzünün şeklinden.

Ne yapacağını bilemezsin,

Söyleyemezsin bir şey, durup beklersin.

Nasıl gidiyor birader,

Deyinceye kadar, içinde dünyalar oluşur.

Dalarsın…

 

Acaba ,top oynar mısın?

Zilli top. Adı Golbol işte.

Topun içinde zil, koşar peşine.

Takım oluşur ses üzerine.

Gören hakem, görmeyen oyuncu!

 

Zaman, kolundaki sesli saat.

Hissedilen az bir ışık.

Duyduğu ses ayrı frekansta kayıtlı.

Yıllar sonra hatırlar, sen misin be birader.

Başka dünya vardır içinde.

Parmak uçlarında ve bastonda oluşan,

Dokunduğunda konuşan.

 

Ben isyandayım O değil.

Hayat devam ediyor!

Güneş doğsa da, doğmasa da

Yağmurun sesi bana da aynı ona da

Görüyorum sanırdım, yanılmışım.

AHMET TEZCAN

 


Galerideki Resimler

YORUM YAZ



9 + 2 =

Henüz yorum yapılmamış.